8 Şubat 2019 Cuma

Microsoft Eğitim Zirvesi 2018


  Microsoft Eğitim Zirvesinde genellikle kendi eğitim uygulamarından bahsediyor. Hatta o kadar sık bahsediyor ki konferansın sonlarında salon boşalıyor. Bu yıl düzenlenen konferansta daha az kendi reklamları vardı ve olan çalışmaları da çok başarılı. Bu alandaki boşlukları daha iyi uygulamalarla ve halka açık yönetmelerle geliştirmiş. Bu piyasa da girmiş ve rekabet ortamının daha kaliteli ve zorlayıcı olduğunu gördüm. İçinde ne kadar duygu ve insana ait eksikleri kapatan uygulama var ise o ipi onlar göğüsler.


Ziya Selçuk
Sayın bakanımızı bakanlığından öncede takip ediyordum. Kendisini şahsen dinleme fırsatı bulduğum içinde mutlu oldum. Bakanımız doğu, batı bilimlerine ve insana, çok hakim. Elindeki bu bilgileri çok iyi harmanlayan bir öğretmen. Bu özelliğini çok okumaya borçlu olduğu her zaman söylüyor.
Konuşmasın her kelimesini not aldığım nadir insanlardan biri ve not almakta gerçekten zorlandım. Notlardan kaynaklı hatalarım oldu ise af ola. Bakanımızın konuşmasındaki her kelimesi anlam yüklü idi. Bazı dostlar bize sitem(STEM) ediyor derken bile bir farkındalık oluşturuyor. Bakanımızın konuşmasında alabildiğim notları sizlerle paylaşıyorum.
 Bu kadar meslektaşımın burada olması bana gurur veriyor. Okuldan mı kaçtınız 😄 Sanırım riskleri bertaraf ederek buraya geldiniz.
Bu yıl Samsun’da yapacağımız MEB ROBOT festivaline okuldan kaçabilirsiniz.😇
Dünya teknoloji sayesinde çok hızlı değişiyor bu deyişimi biz içinde olduğumuz için çoğu zaman hissedemiyoruz.
Benim gençliğimde gençler genç gibi, yaşlılar yaşlı gibi görünüyordu. Şimdi ise profil resimlerinde gençler genç gibi yaşlılar yaşlı gibi durmuyor.
Komşusu açken tok yatan bizden değildir diye zengin mahallere giderek etrafımızda aç komşu bırakmadık.
Kuşakları XYZ markalaştırılmasını ve geçişlerin belirginleştirilmesini doğru bulmuyorum. Kuşak geçişleri maniple ediliyor.
Madem bu kadar Z kuşağı var; Neden KPSS sınavına bu kadar başvuru var.
Eskiden parlayan nesne sendromumuz yoktu. Şimdi kusursuzluk ön planda.
Bilişsel kapitalizmle en alttakiler ile Uber diye tarif edilen en üstekilerin oluşturduğu bir dünya dizayn edilmeye çalışılıyor.
Toplumlar eleştirilmedikleri yönlerinden çürür.
Eleştirileri olumsuz bir şeymiş gibi görmüyoruz.
Çocuklarımızın hizasının bozulması insanlığın hizasının bozulmasına neden oluyor.
Bize sunulan gelecek dünyaya ben gitmek istemiyorum. Gelecek dünyada obezite artacaksa, çevre kirliliği artıyorsa, silahlara harcanan kaynak artıyorsa bir şeyleri yanlış yapıyoruz demektir. Bu yanlışlıkları eğitim ile düzeltebiliriz.
Bizim için teknoloji suyun içindeki şeker gibidir, ayrı bir birim değildir. Bütünün bir parçası olarak görüyoruz. Ayrı ele alınması gereken başlık değil onun için ayrı bir birim açmadık. Teknoloji hayatımızın okulumuzun her yerinde. Teknolojiyi  araçsal bir nitelik kazandırıp günlük hayatımızın sıradan bir parçası haline getirmeliyiz.
Bakanlık ne yapıyor sorunun cevabı net.
Çocuklar, veliler, öğretmenler ve toplum için sürpriz yapmak istemiyoruz. 3 Yıllık neler yapacağımızı vizyon 2023 belgesinde var.
Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde önümüzdeki yıllarda yapılacak olan değişim ve dönüşümler konusunda emin olun hazırlıklıyız ve fazlasıyla bu toprakların birikimi var. Birikimlerinizin bizlerle paylaşın biz çocuklarımızın gözlerindeki parıltıyı artırmak için yapıyoruz.
Yaptığınız çalışmaları kişisel kariyeriniz ötesinde bu ülkenin geleceğine dokunuşlar olarak görün.

Gökhan YÜCEL
 Çok okuyan okuduklarını topluma aktaran, yararlı hale getirip, farkındalık oluşturan birisi; Milli Eğitim Bakanımızla Ziya Selçuk ile ülkemiz için yararlı kitapları ve verileri sabahlara kadar müzakere ettiğini söyledi. Konuşmasın elimizdeki durumu göstermek için sayısal veriler kullandı.Bunlardan bir tanesi ülkemizde günde 2,3 saati bilgisayarda oyun oynayan insan sayısının 32 milyon olduğu bilgisi.
Yapay Zeka ile ilgili en anlamlı söz; Ne öğretmen, ne okul, ne de müfredat yapay zeka her şeyden önce öğrencinin yerini alıyor.
Konuşmasında farklı bir gelecek sunmak mümkün olduğunun altına çizdi. Bununla ilgili birçok kaynaklar sundu bu kaynakların büyük kısmı Türkçe çevirisi yok.



       



Ahmet ETİ  
Ahmet Hocam gerçekten çok dolu ve değişen sitemin içinde öğretmen ve insan faktörünün önemi bilişsel olarak ortaya çıkarmış ve tarafların ihtiyaçlarını ortaya koymuş.
Eğitim Algoritması
Öğrencinin, insan olduğunu ihmal etmeden sosyal ve duygusal becerileri desteklenmeli
Öğretmen ihtiyaç duyduğu alanlar sürekli desteklenmeli
Sınıfların veriler/veliler üzerinden izlenmesi kaygısı var bu durum öğretmen deneyimini bozuyor.
Öğrenme Analitiği
Merkezi sınavlarla, araç olan sınavı araç haline getiririz.
Öğretmeni sınıftan alırsak sadece makineye bırakırsak başarı -61 oranında azalıyor.
En iyi başarı oranı, öğretmenin bütün derslerde katkı sağladığı makinelerin/yapak zekânın bazı derslerde öğretmene, verilerin analizinde yardımcı olduğu zaman alınıyor.
İlkokul birinci ve ikinci sınıfta çok iyi eğitim yapıyoruz çocuklarımız keyif alıyor hatta hata yapmasına müsaade ediyoruz.
6 ve 7 sınıflara gelince sınavlarla beraber artık eğitim talime dönüyor.
Lisede ise şartlı refleks oluyor. Eğitimin özü gidiyor robotlaşma oluşuyor.
Merak ve cesaret ile başlayan eğitim serüveni lisede kaygı ve başarısızlık korkusu ile sonuçlanıyor.
Bu dönüşümü makineler/yapay zeka yapamaz. Bilişsel dönüşüm için öğretmen merkeze alınmalı ve MEB vizyon2023 belgesinde bu emareler var.
Tabi ki öğretmende merkeze çocuğu almalı. Çoğun duygu ve korkularını sahiplenmeli, derin bağ kurmalı tutkuyu kaybettirmemeli yapak zeka öğretmene yardımcı araç olmalı.
Robot öğretmen, bilgiyi neden  öğrenciye aktarsın ki!
Robot öğretmen  kendisi için yeni robotlar yapar.  Eğitim insana dokunan bir bağdır. Ne kadar çocuğa dokunursa o kadar geleceğe dokunuruz.



Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme