5 Aralık 2017 Salı

Kasım 2017 OT dergisindeki Sinan CANAN'nın yazısına eleştri

Ot dergisindeki yazınızı okudum. Eğitim konularında da sözü olan siz değerli hocamın, veli toplantısında gördüğüm manzara bu ve umuda yazık deyip yazıyı bitirmeniz beni şaşırttı. Size bununla ilgili birçok şey söyleye bilirim, sizde bunu bahaneler olarak görebilirsiniz ve haklıda olabilirsiniz. Ben sadece sizin temelde yanıldığınız ve bulunduğunuz noktanın sorumluluğunu hatırlatmak istiyorum.



1-        Örnek verdiğiniz veli toplantısında bütün öğretmenler sizin öğrenciniz, aynı zamanda bu sizin de başarısızlığınız. Sizlere umudumuz olmasın mı?

2-       Sizin her(birçok) ifadeniz MEB yöneticileri için önemsiz gelse de sizi takip eden kitle için çok değerli. Sizin umudunuzu kaybetmeniz de benimde hatam var ama sizi takip edenler arasında veli ve veli olmamış kişilerin umudunu kaybetmesinde artık sizin de etkiniz var.

3-      Toplum ne ise maalesef öğretmende o; Benim söyleneni yapmakla yükümlüyüm olduğum,karar veremediğim, sözümün değersiz olduğu, sonuçlarından benim sorumlu olduğum,  yerde neden söz söyleyeyim ki? Sistemi eleştiren herkesin yaftaladığı zamanda neden kral çıplak desin. (önce o erdemi üniversite hocalarım göstersin )

4-      1 milyonluk öğretmen kitlesi (biyoloğundan, ziraatcisine, gazetecisinden, imamına, turizmcisinden, uluslararası ilişkilerçisine (dingonun ahrı nasılsa)) kendisi değerli olacak ve işini ve kendini değerli hissettirilecek ki, öğrencisini değerli görsün ve hissettirsin. Bu kitle içten kendi kendini nasıl motive etsin.

5-     Bireysel bazı davranış/formasyon hatalarını, genele yaymanızı ve çok değerli işler yapan(kendini/öğrencisini değerli gören ve hissettiren) öğretmen arkadaşlarımı umutsuzluk olarak görmeniz beni çok üzdü.

Hocam birde yazınızda ellerin beyin gelişimde ne kadar önemli olduğunu ve ne kadar az kullanırsak o kadar ahmak olacağımızdan bahsetmişsiniz.
Bu konu ilgili bir kaynak  önerebilir misiniz?

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme