6 Mart 2015 Cuma

İslam Eğitimde Öğretmen Öğrenci Münasebetleri- Prof. Dr. Faruk BAYRAKTAR

Uzun zamandır okumakta zorladığım bir kitap. Bu konu hakkı da okuduğum kitaplar arasında zorlanarak okusam da sıralamada içerik olarak ikinci sıradadır. Kitap ayet ve hadislerin yanı sıra İslam düşünür ve eğitmenlerinden örnekler vermektedir.



Kitaptan İlgimi Çeken Başlıklar
Yetime gelince, sakın onu üzme. Yoksulu asla azarlama. Rabbinin ihsanına gelince, onu daima minnet ve şükranla an” Duha 9-11

Okula devam ederek bitiren öğrenci daha başarılı, daha görgülü daha bilgilidir. Aksi halde kitaplar öğrencilere dağıtılır sene sonunda sınava tabi tutulur, iş biterdi.
Öğretmen ve okulun yerini hiçbir şey dolduramaz.
Öğrenme ve öğretmene her zaman ihtiyaç vardır.
Korku ve umut bir birine zıt duygudur.
Kötülüğün önü alınmadığı takdirde o yavaş yavaş umumileşir ve yayılır.
Söz tesir etmeyen kimselere nasihatle uğraşmanın ne faydası var.

Pedagog kelimesi Yunanca terimdir ve çocuk oyalayan, çocuk idare eden demektir.  Zenginler köle erkeklere tarla işlerini kadınlara da çocukları ile oyalansın diye başlarına veririrmiş.

Hatada ısrar bilgisizlik alametidir.
Hadis; kendileri üç öğrenci  teslim edilen öğretmen zengin çocuklarla fakirleri, fakirlerle zenginleri birlikte eğitip eşit şekilde öğretmez ise kıyamet gününde görevi kötüye kullanan  hainlerle birlikte hasredilir.
 Kişi bilmediğine düşman olur.
Biz her peygamberi kendilerine her şeyi açık bir şekilde anlatabilsin diye kendi kavminin dilinde gönderdik.(İbrahim-4)
Öğrencileri boş bırakmayıp daima meşgul olmalarını sağlamak onların yapabileceği olumsuz davranışlara engel olmaktır.
Temel eğitim ve orta öğretim öğrencileri öğretmen değerlendirmelerini daha çok kendi menfaat ve iyilikleri yönünden yaparlar çoğu zaman kendilerini şahsi duyguların tesirinden kurtulamazlar

Öğretmen mahareti nedir?
Zekası normal, çalışma yollarını bilen, maddi manevi pek problemi bulunmayan öğrenciye bir şeyler öğretmen maharet değildir. Bununla övünmekte yersizdir. Önemli olan, zor öğrenen, çalışma yollarını bilmeyen zekâca geri problemi olan öğrenciye bir şeyler vermek onu olduğu yerden alıp az da olsa ileri götürmektir. İşte asıl maharet budur.

Öğrencisine sevgi, şefkat ve merhamet gayesiyle “oğlum kızım” demesinde bir sakınca yoktur.

Veli ve Öğretmen
Velilerin büyük bir bölümü, çocuklarını okula teslim ettikleri günden itibaren eğitimle ilgili vazife ve mesuliyetlerinden büyük ölçüde kurtulduklarını zannederler. Artık çocukları yetiştirme vazifesi okula ve öğretmen aittir. Başarı ve bilhassa başarısızlıktan sorumludur. Velilerin birçoğu çocuklarının öğretmenlerini ya hiç tanımazlar ya da sadece çocuklarının anlattıkları kadarıyla tanırlar.
Veli toplantılarında en çok velilerin konuşması esastır.
Disipline itaat esastır.
Uyarılar pozitif yönde olmalıdır. Bunu yapma yerine şunu yap tarzında olmalıdır. Gerekirse kısa açıklama yapılmalıdır. Ör: Yerlere çöp atmayın yerine, çöpleri çöp kutusuna atın.
İnsanoğlu psikolojik olarak yasaklara karşı meyillidir. Hz. Adem ve Hz. Havva kıssası buna misal teşkil eder.
Peygamberimiz kendisine yapılan suçları af ederken topluma ait ve dini suçları asla affetmemiştir.
İslam da işlenen suçun affedilmesi için özür dilenmesi gerekir aksi halde özür bağışlanmaz. Örnek olarak Hz. Adem ve Hz. Havva özür dilemiş affedilmiş şeytan ise affedilmiştir.
 Bugün bırak yarın yap bırak yarın yap prensibi öğrenciyi tembelliğe teşvik eder.

Peygamberimiz(sav); Şiirde hikmet vardır.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme