17 Kasım 2014 Pazartesi

İnternet ve Gençlik

 Mayıs 2014 yılın İnternet ve geçlik adında yazdığım yazım.

            İnternet: 1993 yılında ülkemize, 2000 yılında sonra ADSL ile birlikte hızla evimize giren, 2009 yılından sonra 3G ile birlikte her yerden bağlanabileceğimiz, yokluğunu düşünemediğimiz kontrolsüz kullanımı tehlikeli olan 20. yüzyılın mucizevî buluşu, internetin giderek hızlanması, mekân sınırının kalkması, kendisine olan bağımlılığı arttırıyor. Bu bağımlılığı fark eden kişiler, şirketler, hükümetler; dünyanın herhangi bir noktasından her türlü bilgiyi yayınlayabiliyorlar. Belirli bir kontrol veya filtreleme mekanizması olmadığı için şirketler bu pazarı çok iyi kullanıyorlar. Maalesef bu şirketler, insan haklarını güçlendirmek yerine ticari amaçlarına öncelik veren bir görüntü sergiliyorlar. Bu gün birçoğumuzun evinde bilgisayar ve internet var. (TÜİK 2010 %41,6) Genel olarak bilgisayar kullanımını çok iyi bilmeyen aileler, çocuklarının internet kafelere gitmelerini sınırlamak, bilgisayarı olan komşularını daha fazla rahatsız ettirmemek için, yeni eğitim fırsatları sunan, heyecan verici internete sıcak bakmışlardır. Ancak birçok aile çocuklarının interneti; ödevleri ve eğitimi için kullanmadıklarını fark etti. Bunun yerine çocuklar; anlık sohbet, yabancılarla bilgi paylaşımı ve oyun gibi etkinliklerde zamanlarını geçiriyorlar, internet başında geçirilen zaman arttıkça ailelerin şikâyetleri de artıyor. Yararı ve çekiliği bu kadar açık olan internet, aynı zamanda bir takım olumsuzlukları, hatta tehlikeleri de beraberinde getirmektedir, internette gezinirken çocuğunuz, ansızın bağımlılık yapan maddelerle, ateşleyici ve patlayıcı maddelerle, ahlaki olmayan web siteleri ile karşılaşması ve öğrenmeye aç olan çocuk için bunları merak etmesi, bu sayfaları incelemesi kaçınılmazdır. Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Sosyal Pediatri Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Betül ULUKOL' un dediği gibi;"Dersini yapmak için bilgisayarın başına geçen bir çocuğun cinsel içerikli sitelere ulaşması 5 dk sürüyor." Kontrolsüz internetin tehlikesi yaş küçüldükçe artıyor. Örneğin 4 yaşındaki bir çocuk, haz odaklı yaşadığı için bilgisayarda kendisini mutlu eden bir etkinlik görünce, bilgisayar başına kilitlenir. Tıpkı televizyon kumandasını eline alıp sürekli TV izlemesi gibi. Çocuklar ailelerinden hatta öğretmenlerinden daha fazla zamanını internette geçiriyorlar, internetin çekiciliğine kapılıp, zamanın çoğunu bilgisayar önünde harcayan çocuklarda belirli süre sonra internet bağımlılığı oluşmaktadır, internet bağımlılığı, bizler için yeni bir kavramdır. Diğer bağımlılar gibi (alkol, kumar,) internetin aşırı kullanılması ve bunun engellenememesi, internette geçirilen zamanın sınırının olmaması, internetsiz zamanın anlamanı yitirmesi (bireyin sanallaşması) yoksun kalındığı zaman ise aşırı sinirlilik ve saldırganlık; internet (teknoloji) bağımlılığının en basit tanımıdır. İnternette harcanan zaman haftada 18 saat veya AB araştırmasına göre günde 4 saatten fazla sanal alemde bağlı kalan kişilerde, kumar bağımlılığında olduğu gibi, insan beyninde mutluluğu sağlayan dopamin birikmesi meydana geldiği tespit edilmiştir. Bu saatler, insanların yaşları ve meslekleri ile değişiklik gösterse de internet bağımlılığı başlı başına bir psikiyatrik rahatsızlık olarak da tanımlanmaktadır. Bu bağımlıkla beraber gelişim çağındaki çocuklarda psikolojik ve fiziksel rahatsızlıkları da beraberinde getirmektedir. İnternet bağımlılığı ile birlikte, gözlerde bozulma, Carapal Tunnel Sendromu (ağrı, uyuşukluk, ellerden bilek dirsek ve boyuna doğru yayılan yanma hissi), sırt ve bilek ağrısı, uyku bozuklukları, dikkat bozuklukları, titreme, çevreye ilgisizlik, içe kapanma, gerçek hayattan kopma, aile ilişkilerinde bozulma, eğitimde verimin düşmesi, başarısızlık, günlük işlerde aksama, konuşma becerilerinde gerileme, iştahsızlık ya da şişmanlık gibi pek çok sıkıntının kendisini beklediğini bilmemiz gerekli. Teknoloji kendisini 2 yılda bir, kendisini 2 katlıyor. Evinizden İnterneti ve teknolojiyi tamamen kaldırmak çözüm değildir. Yasaklar daha fazla merak uyandırırlar, internette kolay iletişim sağlanabiliyor, evde kendisini yeterince ifade edemeyen genç, internetin büyülü dünyasına kendisini kaptırıyor. Yabancı olarak, bütün sıkıntısını yabancılarla paylaşıyor, engellenmiyor, yargılanmıyor. Çocuklarınız için daha fazla iletişim kurmamız; güven ve sevgi ortamını geliştirecek ve kendisini farklı ortamlarda ifade etme arayışına girmeyecektir.
Yapılacak yöntem, bilgisayar ve internet kullanımı ile ilgili karşılıklı kurallar koymaktır.


İnternetin olumsuzluklarından çocuklarımızı korumak için yapılması gerekenler.
1- Bilgisayar ve internet okuryazarlığı eğitimi alın.
2-Takip değil, onu zararlı etkenlerden koruduğunuzu hissettirin.
3-Ekranı her zaman göreceğiniz yerde olsun.(Kırmızı başlıklı kızınızı kurt yemesin.)
4- Beraber internete girin, oyun oynayın, etkinliklerinde siz de olun.
5-Bilgisayar ve internet kullanma planı hazırlayın. Mola sürelerini mutlaka ayarlayın.(Eğitim ve eğlence için ayrı planlama yapılabilir.)
6-Ödevlerini kütüphaneden araştırmasını teşvik edin mümkünse kütüphaneye beraber gidin, internette yaptığı araştırma ödevlerini sizlere okumasını veya kâğıda el yazısı ile geçirmesini isteyiniz. Beraber internetten kitap beğenin alın ve okuyun.
7-Sosyal ekinliklere katılmasını destekleyin. (Müzik, Tiyatro. Toplum Hizmeti) Hangi sitelerde gezdiklerini kimlerle iletişim içinde olduklarını takip edin. 8-Cinsel içerikli veya kumar sitelerine yanlışlık girebileceğini unutmayın. Bu siteleri ilgili yetkili kurumlara (RTÜK-TİB-MEB gibi) bildirin. Devletimizin yetkili kurumları bu konular da gerekli hassasiyeti göstermektedir.
9-İnternetteki bütün bilgilerin doğru olmadığını anlatınız.
10- İnternetteki kötü niyetli kişilerin de olduklarını anlatınız.(pamuk prensesiniz, yabancılardan elma almaması gerektiğini hatırlatınız.)
11-Kişisel hiçbir bilgiyi (adres, kimlik, kredi kartı, iletişim gibi) internette paylaşmaması gerektiğini anlatınız,
12- internet üzerinden indireceği, program, müzik gibi etkinliklerin telif hakkı olduğunu, izinsiz indirmenin ve kullanmasının yasal sorunlara yol açacağını anlatınız.
13-İnternet ortamında açık ve tam Türkçe kullanmasını alışkanlık kazanmasına yardım ediniz.
14-Bilgisayarınıza mutlaka bir anti virüs programı, casus yazılım koruması, güvenlik duvarı gibi bilgisayarınızı koruyan programlar yükleyin.
Çocuklarımız ve Gençlerimiz Risk Allında Mı?)  toplumumuz için önemlidir. Kurumumuz değerli öğrencilerimizi ilgilendiren bir çok konularda olduğu gibi bilişim alanında da rehberlik ve teknik destek için siz değerli velilerimize yardım etmeye hazırız.

Kaynaklar
1-Ramazan AKARSÜ-Psikolojik Danışırın (Çocuk ve İnternet  02.05.2009)
2-Av. Mutamın BALCI-Yeşilay Genel Başkam (İnternet Bağımlılığının Topluma Yeni Armağanı: Olüm? Basın Açıklması)
3-A. Figen ERSOY, Alı ERSOY- Anadolu Üni Eğt. Fak İlköğretim Böl.(İnternet  ve Çocuk Hakları Bölümü)
4-Uzman Pedagog Adem GÜNEŞ - Fatih Üniversitesi Öğr. Gör.(Cihan)
5-Dr. Mahir KAYIRAN-Amerikan Hastanesi Çocuk Bölümü (Çocuk ve Ergenlerde İnternet-08. 11. 2010)
6- RTÜK Çocuk Bolumu
7-Uzm. Psi. Dan. Z. Eda SUN SELIŞIK-ODTÜ/OGPDM (İnternetin Kötüye Kullanımıyla Baş Etme)
8—Prof. Dr. Nilüfer TUNCER Hacettepe Üni. Ede Fak. Ktp. Böl. Ktp. Ana. Dal. Bşk(Çocuk ve İnternet Kullanımı)
9-TUİK-2010 Yılı Hanehalkı Bilişim Teknolojileri Kullanım Araştırması Sonuçları
10-Prof. Dr. Betül ULUKOL. Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Sosyal Pediatri Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi
(Kayseri Barasu Avukatlar Günü Internet ve Bilgisayar Kullanımın Çocuklar Üzerindeki Olumsuz Etkileri ve Alınabilecek Önlemler)
11- Araş. Gör. Nursel YALÇIN Gazi Üni. End. Snt Eğt. Fak. Bil Egt. Böl. İnterneti Doğru Kullanıyor muyuz? İnternet Bağımlısı mıyız?/Çocuklarımız ve Gençlerimiz Risk Altında mı?

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme